|
21 MAYIS 2007 TARİHLİ 26528 SAYILI RESMİ GAZETE’DE YAYINLANAN
DEĞİŞİKLİKLERİ DE KAPSAYAN CEZA MUHAKEMESİ KANUNU GEREĞİNCE
MÜDAFİ VE VEKİLLERİN GÖREVLENDİRİLMELERİ İLE YAPILACAK
ÖDEMELERİN USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma
ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine müdafi veya vekillerin
görevlendirilmeleri ile bu kişilere yapılacak ödemelere ilişkin
usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince müdafi veya vekil
görevlendirilmesi ile bu kişilere yapılacak ödemeleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 150, 234 ve 239 uncu maddeleri ile 23/3/2005 tarihli
ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama
Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan;
a) Baro:
Hukukî yardımın yapılacağı yerin bağlı bulunduğu baroyu,
b) Kovuşturma:
İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar
geçen evreyi,
c) Soruşturma:
Yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden; kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilen hâllerde bu kararın kesinleşmesine,
kamu davası açılan hâllerde ise iddianamenin kabulüne kadar
geçen evreyi,
ç) Tarife:
Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında
Kanunun 13 üncü maddesi gereğince Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak her yıl Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca
hazırlanan ve müdafi veya vekillere ödenecek meblâğları gösteren
tarifeyi,
d) Ücret: (Değişik:RG-21/05/2007-26528)
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen
müdafi veya vekile Tarife gereğince ödenecek meblâğ ile
10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri
uyarınca mutat olan taşıta göre gerçek masraf üzerinden yapılan
zorunlu yol giderlerini, acele ve zorunlu hâllerde ise, bu
Yönetmeliğin 11 inci maddesinde sayılan mercilerin kabûlü
üzerine mutat taşıt dışındaki araçlarla yapılan zorunlu yol
giderlerini,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Müdafi veya Vekillere İlişkin Hükümler
Müdafi veya vekillerin görevlendirilmesi
MADDE 5 – (1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafi
seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, görevlendirilecek
müdafie yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı
ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği hususu
hatırlatılarak talep ettiği takdirde barodan bir müdafi
görevlendirmesi istenir.
(2) Şüpheli
veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malûl veya
sağır ve dilsiz ise ya da hakkında alt sınırı beş yıldan fazla
hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturma ya da
kovuşturma yapılıyorsa istemi aranmaksızın barodan bir müdafi
görevlendirmesi istenir. Ancak bunun için şüpheli veya sanığın
müdafiinin olmaması şarttır.
(3) İkinci
fıkrada sayılan hâllerde kovuşturma aşamasında sanığa
iddianamenin tebliği için çıkarılan çağrı kâğıdına ayrıca
"tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde müdafii bulunup
bulunmadığını bildirmesi, bildirimde bulunmadığı takdirde
barodan bir müdafi görevlendirmesinin isteneceği,
görevlendirilen müdafie ödenecek ücretin yargılama giderlerinden
sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği"
hususunu hatırlatan meşruhat verilir. Sanığın tutuklu olması
hâlinde Ceza Muhakemesi Kanununun 176 ncı maddesinin üçüncü
fıkrası gereğince yapılan işlemler sırasında yukarıda belirtilen
meşruhat hatırlatılır. Sanık tarafından bildirimde
bulunulmadığı, tebligat yapılamadığı veya tutuklu sanığın
müdafii olmadığını bildirmesi hâlinde duruşma günü
beklenmeksizin barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir.
(4) Vekili
bulunmayan mağdur, şikâyetçi veya katılanın talep etmesi
hâlinde, barodan bir vekil görevlendirmesi istenir.
(5) Ceza
Muhakemesi Kanunu gereğince mağdur veya suçtan zarar gören için
zorunlu olarak vekil görevlendirilmesi gereken hâllerde istemi
aranmaksızın barodan bir vekil görevlendirmesi istenir. Ancak
bunun için mağdur veya suçtan zarar görenin vekilinin olmaması
şarttır.
(6) Müdafi
veya vekil görevlendirilmesi; soruşturma evresinde ifadeyi alan
merci veya sorguyu yapan hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme
tarafından barodan talep edilir.
Görevlendirme esasları
MADDE 6 – (1) Soruşturma evresinde görev yapan müdafi veya vekil, engel
bulunmadığı takdirde kovuşturma evresinde de öncelikle
görevlendirilir.
(2) Soruşturma
veya kovuşturma makamlarınca aralarında menfaat çatışması
bulunduğu bildirilmediği takdirde birden fazla şüpheli, sanık,
mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için aynı
müdafi veya vekil görevlendirilebilir.
(3) Baro
tarafından müdafi veya vekil olarak atanan avukat, haklı
mazereti hâlinde görevlendirilmesine ilişkin yazıya dayanarak
başka bir avukata yetki verebilir.
(4) Müdafi
veya vekilin mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan
çekilmesi hâlinde, baro tarafından yeni bir müdafi veya vekil
görevlendirilir.
(5) Dosyada
görevli müdafi veya vekilin, istinaf veya temyiz kanun yolu
muhakemesinde yapılacak duruşmaya katılmayacağını bildirmesi
durumunda, zorunlu müdafi veya vekil gerektiren hâllerde
görevlendirme, kanun yolu incelemesini yapacak mahkeme
tarafından o yer barosundan istenir.
(6) Müdafi
veya vekil, soruşturma evresinde ya da duruşmada hazır bulunmaz
veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine
getirmekten kaçınırsa, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
derhal başka bir müdafi veya vekil görevlendirilmesi için
gerekli işlemi yapar.
Görevin
sona ermesi
MADDE 7 – (1) Müdafi veya vekilin görevi;
a) Soruşturma
evresinde; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın
kesinleşmesi, yetkisizlik veya görevsizlik kararı, kamu davası
açılması hâlinde ise iddianamenin kabulü kararı verilmesi,
b) Kovuşturma
evresinde; yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında
yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı,
esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar
verilmesi,
c) Müdafi,
vekil veya kendisine müdafi ya da vekil görevlendirilen kişinin
ölmesi,
ç) Kişinin
kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi,
hâllerinde
sona erer.
(2) Ceza
Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma
makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekil
azledilemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ödeme Usul ve Esasları
Ücret
MADDE 8 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen
müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık
olarak hazırlanacak "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince
Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin
Tarife" gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu
amaçla ayrılan ödenekten karşılanır.
(2) Müdafi
veya vekilin görevi gereği yaptığı zorunlu yol giderleri ayrıca
ödenir.
(3) Müdafi
veya vekile Tarife gereğince ödenen meblâğ ile zorunlu yol
giderleri yargılama giderlerinden sayılır.
Tarife
MADDE 9 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen
müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları
tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden
geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife
ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır.
Ödemeye ilişkin esaslar
MADDE 10 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi veya vekile
soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı olmak üzere
Tarifede belirlenen ücret ödenir.
(2) Soruşturma
evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve mahkeme
huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı avukatların
görevlendirilmesi hâlinde tek bir ücret ödenir ve bu ücret
görevli avukatlara katkıları oranında paylaştırılır.
(3) Aynı
soruşturma veya kovuşturma evresinde bir kişi için aynı avukata
birden fazla ücret ödenmez.
(4) Aralarında
menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli, sanık,
mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için
görevlendirilen aynı müdafi ya da vekile bu kişilerin her biri
için ayrı, ancak en fazla on kişi ücreti ödenir.
(5) Yetki
belgesi ile görevlendirilen avukata ayrıca ücret ödenmez.
(6) Müdafi
veya vekil olarak görevlendirilen avukatın mesleği bırakması ya
da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde baro tarafından
yeniden görevlendirilen müdafi veya vekile de Tarifede yazılı
ücret ödenir.
(7) Bu
Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen görevsizlik ile yetkisizlik veya davanın
nakli sebebiyle müdafilik ya da vekillik görevinin sona ermesi
hâllerinde Tarifede yazılı ücret ödenir.
(8) Kovuşturma
evresinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın yargılamanın
yapıldığı il veya ilçe içindeki üst dereceli mahkemeye
gönderilmesi hâlinde Tarifede yazılı ücretler arasındaki fark
ilâveten ödenir.
(9) Kişinin
kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi nedeniyle görevi sona
eren müdafi ya da vekile Tarifede yazılı ücret ödenir.
(10)
Cumhuriyet savcılığı veya mahkemenin talebi üzerine istinabe
işlemi sırasında görevlendirilen müdafi veya vekile Tarifede
yazılı ücretin yarısı ödenir.
(11) (Değişik:RG-21/05/2007-26528)
Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak
kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan
Tarife esas alınır.
Ücretin ödenme usulü
MADDE 11 – (Değişik:RG-21/05/2007-26528)
(1) Müdafi veya vekil; soruşturma evresinde ifade alma ve
sorguya, kovuşturma evresinde ise bir oturuma katılmakla
Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanır.
(2) Zorunlu
yol giderlerine de buna ilişkin belge, gider pusulası veya
avukatın rayice uygun yazılı beyanı üzerine hak kazanılır.
(3) Müdafi
veya vekilin; görevlendirme yazısı, katıldığı soruşturma veya
kovuşturma evresine ilişkin tutanağın onaylı örneği, evrakın çok
sayıda olması hâlinde ilk ve son sayfası ve varsa yapmış olduğu
zorunlu yol giderlerine ilişkin belge, gider pusulası veya
rayice uygun yazılı beyanı ile serbest meslek makbuzunu baroya
vermesi üzerine, baro tarafından bu Yönetmelik ve Tarife
hükümlerine göre gerekli incelemeler yapılıp hukukî yardımın
yapıldığı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelere göre
gruplandırılmış ayrıntılı ödeme listeleri geliş tarihi esas
alınmak suretiyle en geç on gün içinde hazırlanır ve ekindeki
dayanak belgeler ile birlikte soruşturma veya kovuşturmanın
yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.
(4) Müdafi
veya vekil sigortalı olarak çalışmakta ise yanında çalıştığı
avukatın, avukatlık bürosu ya da avukatlık ortaklığı şeklinde
çalışmakta ise büro veya ortaklığın serbest meslek makbuzunu
kullanır.
(5) Cumhuriyet
başsavcılığınca listeler ve ekindeki dayanak belgeler
incelendikten sonra, müdafi veya vekile ödenmesi gereken
Tarifede yazılı meblağ ile varsa zorunlu yol giderlerini de
kapsayan toplam ücret, ödeme emri belgesiyle serbest meslek
makbuzunu düzenleyenin bildireceği banka hesabına ödenir ve
yapılan ödemeler yargılama giderlerinin hesabında dikkate
alınmak üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına
bildirilir.
(6) Ödeme emri
belgeleri, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer
Cumhuriyet başsavcılığınca gecikmeksizin düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Yürürlük tarihinden öncesine ilişkin uygulama
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 19/12/2006 tarihi ile bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği
tarih arasında Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma ve
kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilmiş müdafi
veya vekillere ilişkin hususlarda da bu Yönetmelik hükümleri ile
2007 yılı Tarifesi uygulanır.
(2) (Değişik:RG-21/05/2007-26528)
Birinci fıkrada belirtilen döneme ilişkin olarak barolar
tarafından hazırlanan ayrıntılı ödeme listeleri ve eki
belgelerin Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilmesi üzerine
ödeme emri belgeleri gecikmeksizin düzenlenir.
Yürürlük
MADDE 12 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE UZLAŞTIRMANIN
UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, uzlaşmaya ilişkin usul ve esasları
düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253
üncü maddesi ile diğer kanunlarda uzlaşma kapsamında olduğu
belirtilen suçlar bakımından şüpheli veya sanık ile mağdur veya
suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi
arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasına ilişkin hükümleri
kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Kanun: 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununu,
b) Uzlaşma: Uzlaşma kapsamına giren bir suç
nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar
görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun
olarak uzlaştırma süreci sonunda anlaştırılmış veya anlaşmış
olmalarını,
c) Uzlaştırma: Uzlaşma kapsamına giren bir suç
nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar
görenin, Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun
olarak uzlaştırmacı aracılığıyla ya da hâkim veya Cumhuriyet
savcısı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın
giderilmesi sürecini,
ç) Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya
suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten,
Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından görevlendirilen hukuk
öğrenimi görmüş kişiyi veya Cumhuriyet savcısı ya da mahkemenin
isteği üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatı, ifade
eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Genel Hükümler
Temel ilkeler
MADDE 5 – (1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar
görenin özgür iradeleri ile rıza göstermeleri hâlinde
gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar
iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya
suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak,
menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur
veya suçtan zarar gören müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı
temel güvencelere sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören
Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü
uygulanır.
(5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli
veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları,
uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları
hakkında bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar
görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi
faktörler ile ilgili belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde
göz önüne alınır.
(7) Kanunun ve Yönetmeliğin uzlaşmaya ilişkin
hükümleri, uzlaşmaya tâbi bir suça maruz kalan suç mağduru
çocuklar ile suça sürüklenen çocuklar bakımından da uygulanır.
Çocuklara ilişkin uzlaştırmada, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı
Çocuk Koruma Kanunu ile 24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve
24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve
Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmelik
hükümlerine göre işlem yapılır.
(8) Uzlaştırmacı avukat, bu sıfatla görev yaptığı
olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafi olarak görev
üstlenemez.
Genel hükümler
MADDE 6 –
(1) Uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdur ya da suçtan
zarar görenin gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması
gerekir.
(2) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın
birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan
şüpheli veya sanık uzlaşmadan yararlanır.
(3) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar
görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin
uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(4) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar
uzlaştırma yoluna gidilemez.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin
kabul edilmesi, soruşturma ya da kovuşturma konusu suça ilişkin
delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına
engel değildir.
(6) Uzlaşmaya tâbi suçlarda, uzlaştırma girişiminde
bulunulmadan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.
Uzlaştırma kapsamındaki suçlar ve istisnaları
MADDE 7 –
(1) Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan
suçlarda, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören
gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması
girişiminde bulunulur.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı
olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla
ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık
hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı
olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile
cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(4) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçu işlemek amacıyla ya da bu suçla
birlikte işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma yoluna gidilemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Soruşturma Aşamasında Uzlaşma
Uzlaşma teklifi
MADDE 8 –
(1) Soruşturma konusu suçun, uzlaşmaya tâbi olması ve işlendiği
hususunda yeterli şüphenin bulunması hâlinde; Cumhuriyet
savcısı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma
teklifinde bulunur. Cumhuriyet savcısının yazılı ya da acele
hallerde sözlü tâlimatı üzerine, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene adlî kolluk görevlisi de uzlaşma teklifinde
bulunabilir. Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak da
bildirilir.
(2) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit
olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar
görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi
kanunî temsilcilerine yapılır. Bu kişilerin ayırt etme gücüne
sahip olup olmadıkları Cumhuriyet savcısı tarafından
araştırıldıktan sonra, uzlaşma teklifinin muhatabı belirlenir.
(3) Cumhuriyet savcısı veya adlî kolluk
görevlilerince yapılacak uzlaşma teklifi, bu Yönetmeliğin ekinde
yer alan Ek 1/a veya Ek 1/b sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile
uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu
Uzlaşma Teklif Formlarının hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak
verilmesi ve formda yer alan bilgilerin açıklanması suretiyle
yapılır. Cumhuriyet savcısı veya adlî kolluk görevlisi
tarafından, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve
uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği
soruşturma evrakı içine konulur.
(4) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı;
telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan
yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma
teklifi anlamına gelmez.
Açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla teklif
MADDE 9 –
(1) Cumhuriyet savcısı gerektiğinde uzlaşma teklifini açıklamalı
tebligat veya istinabe yoluyla yapabilir.
(2) Açıklamalı tebligat, Kanunda belirtilen özel
hükümler saklı kalmak koşuluyla bu Yönetmeliğin ekinde yer alan
Ek 1/a veya Ek 1/b sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı
kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma
Teklif Formunun, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanunu ile 20/8/1959 tarihli ve 4/12059 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla yürürlüğe konulan Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun
olarak tebliğ mazbatalı zarf içerisinde gönderilmesi suretiyle
yapılır. Ancak tebligatın yapılamadığı hâllerde bu Yönetmeliğin
11 inci maddesi hükmü uygulanır.
(3) İstinabe yoluyla yapılacak teklifte, bu
Yönetmeliğin 8 inci maddesi ile birinci ve ikinci fıkra
hükümleri uygulanır.
Uzlaşma teklifinde karar süresi
MADDE 10 –
(1) Uzlaşma teklifinde bulunulanlardan herhangi biri, en geç üç
gün içinde teklifi yapan adlî kolluk görevlisine ya da görevli
Cumhuriyet savcısına kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma
teklifi reddedilmiş sayılır. Bu durumda, Kanunun 255 inci
maddesi hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine uzlaşma
teklifinde bulunulmaz.
Adreste bulunmamanın hüküm ve sonuçları
MADDE 11 –
(1) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında
yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da adresin
belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar
görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine
ulaşılamaması hâlinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin
soruşturma sonuçlandırılır.
Soruşturmada bilgilendirme yükümlülüğü
MADDE 12 –
(1) Uzlaşma teklifinde bulunulması hâlinde; şüpheliye, mağdura
veya suçtan zarar görene ya da kanunî temsilcilerine, uzlaşmanın
mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının
yer aldığı bu Yönetmelik ekinde yer alan formdaki bilgiler
açıklanır.
Uzlaştırmacı görevlendirilmesi
MADDE 13 –
(1) Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma
teklifini kabul etmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı
kendisi gerçekleştirebileceği gibi, bir avukatın uzlaştırmacı
olarak görevlendirilmesini barodan isteyebilir ya da bu
Yönetmelikte nitelikleri belirlenen hukuk öğrenimi görmüş bir
kimseyi görevlendirebilir.
(2) Uzlaştırmacı görevlendirilmesinde tarafların
üzerinde anlaştıkları bir avukat ya da hukuk öğrenimi görmüş bir
kişi tercih edilebilir.
(3) Uzlaştırmacıların sayısı, uyuşmazlığın niteliği
göz önünde bulundurularak Cumhuriyet savcısınca tespit edilir.
(4) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya
bakamayacağı ile tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden
dolayı reddini gerektiren hâller, uzlaştırmacı görevlendirilmesi
ile ilgili olarak da göz önünde bulundurulur. Uzlaştırmacı, bu
hâllerin varlığı hâlinde Cumhuriyet Savcısına durumu bildirir;
ancak tarafların rızası hâlinde görev yapabilir.
Avukatın uzlaştırmacı olarak görevlendirilme usulü
MADDE 14 –
(1) Baro tarafından öncelikle uzlaştırma üzerine eğitim
almış bir avukat görevlendirilir.
(2) Tarafların üzerinde anlaştığı avukatın
soruşturmanın yapıldığı yer barosuna kayıtlı olması gerekmez. Bu
hâlde görevlendirme avukatın bağlı bulunduğu baro tarafından
yapılır.
Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan
nitelikler ve görevlendirilme usulü
MADDE 15 –
(1) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde
aşağıdaki şartlar aranır:
a) Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun
olmak,
b) Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında
yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve
maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak,
c) Hukuk dalında yüksek lisans ya da doktora yapmış
bulunmak,
ç ) Baroya kayıtlı avukat olmamak,
d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış, ertelenmiş ya da
paraya çevrilmiş olsa bile kesinleşmiş bir kararla veya Devletin
güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, millî
savunmaya, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile
yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan ya da
zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık,
sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı,
gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve haksız mal
edinme suçlarından biriyle hükümlü bulunmamak,
e) Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten
çıkarılmamış veya geçici olarak yasaklanmamış olmak.
(2) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacılar, ağır
ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından belirlenen
listeye kayıtlı olanlar arasından seçilirler. Bu listeye kayıtlı
olan uzlaştırmacılar sadece kayıtlı bulundukları il sınırları
içerisinde değil ülke çapında görev alabilirler.
(3) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, Ceza
Muhakemesinde uzlaştırmacı olarak görev almak amacıyla listeye
kaydolmak için her yılın Kasım ayının sonuna kadar Cumhuriyet
başsavcılığına bir dilekçeyle başvurur. Başvurular şahsen
yapılabileceği gibi, kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve
kuruluş aracılığıyla da yapılabilir.
(4) İletişim bilgilerini içeren başvuru
dilekçesine;
a) Nüfus cüzdanı örneği,
b) T.C. kimlik numarası,
c) Mezuniyet belgesinin onaylı örneği,
ç) Adlî sicil kaydı,
d) İki adet vesikalık fotoğraf,
e) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca
yapılacak eğitimlere katılacağını beyan eden dilekçesi,
f) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve
kuruluşun isimleri,
eklenir.
(5) Başvuranların talepleri kaydedilerek ağır ceza
merkezi Cumhuriyet başsavcılığınca başvuru tarihinden itibaren
otuz gün içerisinde değerlendirilir.
(6) Başvuranın birinci fıkradaki şartları
taşımaması veya dördüncü fıkrada belirtilen belgelerin eksik
olması hâlinde talebin reddine karar verilir. Redde ilişkin
karar ilgilisine tebliğ olunur.
(7) Talepleri uygun görülenlerin adı ve soyadları,
açık adresleri, telefon numaraları yazılarak, oluşturulan liste
her yıl Ocak ayı içerisinde en az yedi gün süre ile adliyede
herkesin görebileceği bir yere asılır. Ayrıca Cumhuriyet
başsavcılığının internet adresinde ilân edilir. Oluşturulan
listenin bir örneği, merkezdeki hâkim ve Cumhuriyet savcıları
ile yargı çevresindeki mahkemeler ve Cumhuriyet
başsavcılıklarına bildirilir.
(8) Liste, ayrıca yazılı ve elektronik ortamda
hazırlanarak her yılın Ocak ayının sonuna kadar Adalet Bakanlığı
Eğitim Dairesi Başkanlığına gönderilir. Gönderilen listeler bu
birim tarafından yayımlanır.
(9) Listede yer alan uzlaştırmacının;
a) Listeye kabul şartlarını sonradan kaybetmesi,
b) Bu Yönetmelikte belirlenen şartlardan herhangi
birini taşımadığının sonradan anlaşılması,
c) Listeden çıkarılmayı talep etmesi,
ç) Uzlaştırmacılıkla bağdaşmayan tutum ve
davranışlarda bulunması,
d) Bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılan
eğitimlere katılmaması,
durumunda listeden çıkarılır.
(10) Listeden çıkarılmasına ilişkin karar ilgiliye
tebliğ edilir ve ayrıca yedinci ve sekizinci fıkralarda
belirtilen yerlere gönderilir.
(11) Zorunluluk hâlinde listeye kayıtlı olmamasına
rağmen, bu maddede belirtilen şartları taşıyan hukuk öğrenimi
görmüş kişiler arasından da görevlendirme yapılabilir.
Belgelerin verilmesi ve gizlilik bildirimi
MADDE 16 –
(1) Soruşturma dosyasında yer alan uzlaştırma konusu suç ya da
suçlara ilişkin belgelerden uzlaştırma için gerekli olup da
Cumhuriyet savcısı tarafından uygun görülenlerin birer örneği
uzlaştırmacıya verilir.
(2) Cumhuriyet savcısı uzlaştırmacıya,
soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü
olduğunu belirtir.
(3) Hangi belgelerin verildiği, verilme tarihi ile
soruşturmanın gizliliği konusundaki bildirim, Cumhuriyet savcısı
ve uzlaştırmacının imzasını içeren bir tutanakla tespit edilir.
Süre
MADDE 17 –
(1) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği
kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma
işlemlerini sonuçlandırır. Cumhuriyet savcısı bu süreyi re’sen
veya talep üzerine en çok yirmi gün daha uzatabilir. Cumhuriyet
savcısı uzlaştırma süresinin uzatılmasına ilişkin kararını
uzlaştırmacıya bildirir.
(2) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen,
şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını
gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar
Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilir.
(3) Uzlaştırmanın Cumhuriyet savcısı veya hâkim
tarafından gerçekleştirildiği hâllerde de birinci fıkrada
belirtilen süreler uygulanır.
Uzlaştırma müzakereleri
MADDE 18 –
(1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan
zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî
temsilcisi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın
müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf
uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla
müzakere yapılabilir. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında
izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla
görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma
müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla tâlimat
verebilir.
(3) Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı
gerçekleştirilecek toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim
tekniğinin kullanılması suretiyle de yapılabilir.
Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliği
MADDE 19 –
(1) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırmacı,
uzlaştırma sürecinde yapılan açıklamaları, kendisine aktarılan
veya diğer bir şekilde öğrendiği olguları gizli tutmakla
yükümlüdür.
(2) Uzlaştırma sürecinde yapılan açıklamalar
herhangi bir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak
kullanılamaz. Müzakerelere katılanlar bu bilgilere ilişkin
olarak tanıklık yapmak zorunda bırakılamaz.
(3) Uzlaştırmacı tarafından gerekli görülmesi
hâlinde tutulan tutanak veya notlar, kapalı bir zarf içerisinde
Cumhuriyet savcısına verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından
mühür ve imza altına alınan kapalı zarf dosyada muhafaza edilir.
Bu zarf, sadece uzlaştırmacı tarafından düzenlenen ve Cumhuriyet
savcısı tarafından mühür ve imza altına alınan raporun sahteliği
iddiası dolayısıyla ortaya çıkan uyuşmazlığı gidermek amacıyla
delil olarak kullanılmak üzere açılabilir.
(4) Daha önce mevcut olan bir belge veya olgunun,
uzlaştırma müzakereleri sırasında ileri sürülmüş olması,
bunların soruşturma ve kovuşturma sürecinde ya da bir davada
delil olarak kullanılmasına engel teşkil etmez.
Edimin konusu
MADDE 20 –
(1) Taraflar uzlaştırma sonunda belli bir edimin yerine
getirilmesi hususunda anlaşmaya vardıkları takdirde aşağıdaki
edimlerden bir ya da birkaçını veya bunların dışında belirlenen
hukuka uygun başka bir edimi kararlaştırabilirler:
a) Fiilden kaynaklanan maddî veya manevî zararın
tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle
getirilmesi,
b) Mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına
halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddî veya manevî
zararlarının tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski
hâle getirilmesi,
c) Bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren
özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış
yapmak gibi edimlerde bulunulması,
ç) Mağdurun, suçtan zarar görenin veya bunların
gösterecekleri üçüncü şahsın, bir kamu kurumunun ya da kamu
yararına hizmet veren özel bir kuruluşun belirli hizmetlerini
geçici süreyle yerine getirmesi veya topluma faydalı birey
olmasını sağlayacak bir programa katılması gibi diğer bazı
yükümlülükler altına girilmesi,
d) Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür
dilenmesi.
Uzlaştırma raporu
MADDE 21 –
(1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerinin sonuçlandırıldığı
tarihten itibaren bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 sayılı
Uzlaştırma Raporu Örneğine uygun, taraf sayısından bir fazla
olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini
ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası
veya rayice uygun yazılı beyan ile serbest meslek makbuzunu
geciktirmeksizin Cumhuriyet savcısına verir.
(2) Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, tarafların
imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı
biçimde açıklanır. Ancak uzlaştırma müzakereleri sırasında suçun
işlenmesine ilişkin olarak yapılan açıklamalara raporda yer
verilmez.
(3) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür
iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu
belirlerse raporu mühür ve imza altına alarak soruşturma
dosyasında muhafaza eder.
(4) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür
iradelerine dayanmadığını ve edimin hukuka uygun olmadığını
belirlerse raporu onaylamaz. Onaylamama gerekçesini rapora
yazar. Bu durumda uzlaşma gerçekleşmemiş sayılır.
(5) Uzlaştırmanın Cumhuriyet savcısı tarafından
yapıldığı hâllerde; raporun bu işlemin niteliğine uygun
kısımları doldurulur, mühür ve imza altına alınarak soruşturma
dosyasında muhafaza edilir.
Uzlaşma belgesi
MADDE 22 –
(1) Uzlaştırmacı görevlendirilmeden önce veya uzlaşma teklifinin
reddedilmesinden sonra, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar
görenin aralarında uzlaşmaları hâlinde; taraflarca niteliğine
uygun düştüğü ölçüde bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 sayılı
Uzlaştırma Raporu Örneğine uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir.
Cumhuriyet savcısı, bu belgeyi 21 inci maddenin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve
değerlendirir.
(2) Takibi şikâyete bağlı suçlarda, mağdur veya
suçtan zarar görenin şüpheli ile anlaşarak şikâyetinden
vazgeçmesi hâlinde bu belge düzenlenmez.
Soruşturma aşamasında uzlaşmanın hukukî sonuçları
MADDE 23 –
(1) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine
getirmesi hâlinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı
verilir.
(2) Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe
bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi
hâlinde, Kanunun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın,
şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir.
(3) Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
(4) Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi
hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
hâlinde, Kanunun 171 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şart
aranmaksızın, kamu davası açılır.
(6) Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi hâlinde
uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilâm
mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
(7) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma
konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan
davadan feragat edilmiş sayılır.
Zamanaşımı
MADDE 24 –
(1) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma
teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin
sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek
Cumhuriyet savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile
kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(2) Uzlaşma teklifine süresi içerisinde cevap
verilmemesi ya da teklifin reddedilmesi hâlinde uzlaştırma
girişimi sonuçsuz kalmış sayılır.
(3) Tarafların veya kanunî temsilcisi ya da
vekilinin uzlaşma müzakerelerine katılmaktan imtina etmesi,
müzakereler sırasında taraflardan birinin yazılı veya sözlü
olarak uzlaşmadan vazgeçtiğini bildirmesi üzerine düzenlenen
raporun Cumhuriyet savcısına verildiği tarihten itibaren dava
zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan dava süresi yeniden
işlemeye başlar.
(4) Uzlaştırmanın doğrudan Cumhuriyet savcısı
tarafından yapılması hâlinde, üçüncü fıkradaki nedenler
gerçekleştiği takdirde, bu tarihten itibaren dava zamanaşımı ile
kovuşturma koşulu olan dava süresi yeniden işlemeye başlar.
Cumhuriyet savcısı durumu tutanakla tespit eder.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mahkeme Aşamasında Uzlaşma
Mahkeme aşamasında uzlaştırma usulü
MADDE 25 –
(1) Kamu davası açıldıktan sonra aşağıdaki durumların varlığı
hâlinde, uzlaştırma işlemleri soruşturma aşamasında belirtilen
esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır:
a) Kovuşturma konusu suçun hukukî niteliğinin
değişmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması,
b) Soruşturma aşamasında uzlaşma teklifinde
bulunulması gerektiğinin ilk olarak mahkeme aşamasında
anlaşılması,
c) Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame
düzenlenmeksizin doğrudan doğruya mahkeme önüne gelen uzlaşmaya
tâbi bir fiilin varlığı,
ç) Mahkeme aşamasında kanun değişikliği nedeniyle
fiilin uzlaşma kapsamına girmesi.
(2) Mahkeme, uzlaştırma işlemlerine ilişkin
tebligat ve yazışmaları duruşma gününü beklemeksizin dosya
üzerinden de yapabilir.
(3) Mahkeme aşamasında yapılan uzlaşma teklifi
reddedilmesine rağmen, taraflar uzlaştıklarını gösteren belge
ile en geç duruşmanın sona erdiği açıklanıp hüküm verilmeden
önce mahkemeye başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.
Kovuşturmada bilgilendirme yükümlülüğü
MADDE 26 –
(1) Mahkemece yapılacak uzlaşma teklifi, uzlaşmanın
mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî
sonuçlarının yer aldığı bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/c
sayılı Uzlaşma Teklif Formunun ilgiliye imzalatılarak verilmesi
ve formda yer alan bilgilerin açıklanması suretiyle yapılır. Bu
husus zapta geçirilerek bilgilendirme yükümlülüğü yerine
getirilir ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun
imzalı örneği kovuşturma dosyası içine konulur.
Kovuşturma aşamasında uzlaşmanın hukukî sonuçları
MADDE 27 –
(1) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda
sanığın edimini def’aten yerine getirmesi hâlinde, davanın
düşmesine karar verir.
(2) Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe
bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi
hâlinde; sanık hakkında, Kanunun 231 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verilir.
(3) Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez.
(4) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi
hâlinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak
davanın düşmesine karar verilir.
(5) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
hâlinde, mahkeme tarafından, Kanunun 231 inci maddesinin
onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.
(6) Sanığın, edimini yerine getirmemesi hâlinde
uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun
38 inci maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.
(7) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, kovuşturma
konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan
davadan feragat edilmiş sayılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Uzlaştırmacının yükümlülükleri
MADDE 28 –
(1) Uzlaştırmacı:
a) Bağımsız ve tarafsız hareket eder, tarafların
ortak yararlarını gözetir. Müzakerelerde tarafların yeterli ve
eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir. Masumiyet karinesi
gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı
olamaz, şüpheli ya da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
b) Müzakerelere başlamadan önce taraflara;
uzlaşmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını,
uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların
uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve
süreci anlamalarını sağlar.
c) Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları,
müzakerelere iyi niyetle katılmaları ve bildikleri hususları
açıklamaları konusunda bilgilendirir.
ç) Uyuşmazlığın çözülmesi için taraflara yardımcı
olur ve anlaşmalarını teşvik eder, ancak baskı yapamaz. Herhangi
bir tarafın leh veya aleyhine görüş bildiremez, tarafları
bağlayıcı bir karar veremez.
d) Tarafların hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür
iradeleriyle anlaşmaya varmalarını sağlayacak uygun tedbirleri
alır.
Uzlaştırmanın yapılacağı yer
MADDE 29 –
(1) Uzlaştırma müzakereleri;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarının bu amaçla ayrılan
yerlerinde,
b) Tarafların kabul etmesi şartıyla uzlaştırmacının
faaliyetlerini yürüttüğü büroda,
c) Tarafların menfaatlerine uygun, kendilerini
huzurlu hissedecekleri güvenli bir ortamda veya taraflarca kabul
edilen bu işe uygun başka yerlerde,
gerçekleştirilebilir.
(2) Adlîye binalarında uzlaştırma müzakerelerinin
yapılabilmesi amacıyla, imkânlar ölçüsünde toplantı odaları
tahsis edilebilir. Toplantı odalarının düzenlenmesi, büro
hizmetlerinin ve gerekirse güvenliğin sağlanması, uzlaştırma
toplantıları için tahsis sıra ve saatleri Cumhuriyet
başsavcılığı tarafından yerine getirilir.
Uzlaştırmacıların eğitimi
MADDE 30 –
(1) Görevlendirilecek kişilerin görevlerine başlamadan
önce eğitim almaları ve görev yaptıkları sürece eğitime tâbi
tutulmaları sağlanır.
(2) Eğitim; alternatif uyuşmazlık çözümü ve
müzakere becerileri ile yöntemlerini geliştirmeyi, mağdur,
suçtan zarar gören, şüpheli ya da sanık ile birlikte çalışmanın
özel koşulları ve ceza adaleti sistemi hakkında bilgi sahibi
olma hususlarında yeterlilik kazandırmayı amaçlamalıdır.
(3) Eğitimin konusu; görev yapacak kişilerin sahip
olmaları gereken asgarî nitelikler, bilgi düzeyi ve kişisel
yeteneklerinin geliştirilmesinden oluşur. Uzlaştırmacı olarak
görevlendirilecek kişilere;
a) Uzlaştırmanın hukukî niteliği ve sonuçları,
b) Uzlaşmanın uygulama alanları,
c) İletişim esasları, soru ve müzakere teknikleri,
müzakere yönetimi, uzlaştırma raporu,
ç) Uyuşmazlık analizi,
d) Uzlaşmaya tâbi suçlar,
e) Etik kurallar,
konularında eğitim verilir.
(4) Uzlaştırmacı olarak görevlendirilecek kişilerin
eğitimi, Türkiye Adalet Akademisi, Adalet Bakanlığı Eğitim
Dairesi Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği, ilgili barolar ve
bu konuda eğitim veren üniversiteler ile işbirliği içerisinde
yerine getirilir.
(5) Uzlaştırmacı olarak görevlendirilecek
avukatların seçimi, eğitimi, uymakla yükümlü oldukları etik
kurallar ve standartları gösteren ilke ve esaslar, Türkiye
Barolar Birliği tarafından değerlendirilir.
Uzlaştırmacı ücreti ve giderler
MADDE 31 –
(1) Uzlaştırmacıya soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı,
kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından masraflar hariç,
Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve
Vekillere Ödenecek Ücret Tarifesinde soruşturma aşaması için
belirlenen miktarın iki katını geçmemek üzere, uzlaştırmacının
şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin; yaşı,
olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin
farklılıkları değerlendirmede ve tarafları uzlaştırmadaki
becerisi, bu süreçde gösterdiği çaba ve gayreti, harcadığı emek
ve mesaisi gibi faktörlerin yanısıra uyuşmazlığın kapsamı ve
niteliği de dikkate alınarak çalışmasıyla orantılı makul bir
ücret belirlenir. Uzlaştırmacı tarafından zorunlu yol giderleri
de dahil olmak üzere yapılan masraflar anılan ücret tarifesinde
soruşturma aşaması için belirlenen miktarı geçmeyecek şekilde
ayrıca ödenir.
(2) Görevlendirilen uzlaştırmacıya belirlenen
ücret, uzlaştırma işlemleri sonunda düzenlenecek raporun
ibrazından sonra makul süre içerisinde Cumhuriyet savcısı veya
hâkim tarafından sarf kararı ile ödenir.
(3) Birden fazla uzlaştırmacının görevlendirildiği
hâllerde takdir edilecek ücret bu kişilere katkıları oranında
paylaştırılır.
(4) Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma
giderleri, yargılama giderlerinden sayılır ve bu giderler ilgili
ödenekten karşılanır.
(5) Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama
giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.
(6) Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi üzerinde
bırakılır.
(7) Uzlaştırmacının çalışması karşılığında
uzlaştırma ücreti talep etmediği hâllerde bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Tutulacak kartonlar
MADDE 32 –
(1) Cumhuriyet başsavcılıklarında uzlaşma sonucu verilen
kovuşturmaya yer olmadığına ve kamu davasının açılmasının
ertelenmesine dair kararların; mahkemelerde ise düşme ve hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların bir örneğinin
saklandığı özel bir karton tutulur. Bu kartonlara konulacak
karar nüshalarında ilgisine göre Cumhuriyet savcısı ya da
hâkimin imzası ile Cumhuriyet başsavcılığı ya da mahkeme
mührünün bulunması zorunludur.
Formların bastırılması ve dağıtımı
MADDE 33 –
(1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a sayılı Uzlaşma Teklif
Formu dışındaki formlar, Cumhuriyet başsavcılıklarınca ilgili
ödenek kaleminden harcama yapılmak suretiyle yeterli sayıda
bastırılarak mahkemelere ve Cumhuriyet savcılarına dağıtımı
yapılır.
(2) Adlî kolluk tarafından yapılacak uzlaşma
teklifi formlarının bastırılması ve dağıtımı işlemleri, ilgili
adlî kolluk tarafından yerine getirilir.
Kamuoyunun bilgilendirilmesi
MADDE 34 –
(1) Uzlaşmanın mahiyeti, koşulları ve sonuçları ile uzlaşmaya
tâbi suçlar ve uzlaştırma süreci hakkında yol gösterici
bilgileri içeren rehber kitapçık ve diğer yöntemlerle kamuoyu
bilgilendirilir.
Yürürlük
MADDE 35 –
(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 36 –
(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
|